Fitoterapi Nedir?

Fitoterapi Nedir?

Hareket edemiyor, dokunamıyor, göremiyorlar. On binlerce yıldır hiç durmadan çalışıyor, yağmur, çamur, kar ve kış demeden üretim yapıyorlar. Doğal dengenin bozulmaması için sürekli olarak devirdaim sağlıyor ve bu kadar işlerinin arasında can alıcı renkleriyle  yaşam alanımızı güzelleştiriyorlar. Kimi zaman arıların uğrak durağı oluyor, kimi zamansa sofralarımıza lezzet katıyorlar. Onlar yaşam kaynağımız, bitkiler! 

Bitkileri oldukça uzun bir süre boyunca şifa kaynağı olarak kullanmamıza rağmen batı tıbbının gelişmesiyle birlikte gölgede kalan "Fitoterapi" 2000'li yıllar ile birlikte yeniden dirildi. Fito ve terapi olarak iki temel kavramdan meydana gelen bu terimi bitkisel tedavi, bitkilerle tedavi, bitkisel içerikli ilaçlar olarak da telaffuz edebiliriz. Yunanca fito, bitki anlamına gelir. Terapi kelimesini ise sağlık alanında, psikolojik ve fiziksel sebeplerden dolayı ortaya çıkan hastalıkların tedavisi için eğitim görmüş ve bu tedaviyi hastalığın bütün evrelerini gözlemleyerek adım adım uygulayan kişiler tarafından gerçekleştirilen program olarak açıklayabiliriz.

 

 

 

 

 

Kimyasal ilaçlardan farklı olarak bitkiler, tek bir hastalık adına kesin çözüm olamıyor maalesef. Bitkiler; yaşayan, üretim ve tüketim yapan, dış etkenlerden etkilenerek farklı yollarla tepkiler veren canlılardır. Böcek kapan bitkisinin, böceği fark ettiğinde kapanması buna örnek olarak gösterilebilir. Dolayısıyla bitkiler, bir aspirinin aksine, sadece ağrıyı geçirecek içerikten fazlasına sahip olmalıdır. Yüzde yüz verim alınmayabilir ancak, binlerce çeşidi olan ve kötü huylu kolesterol, kanser, tansiyon, şeker hastalığı, kansızlık, eklem ağrıları ve buna benzer birbirinden farklı yüzlerce zorlu hastalığın tedavisinde yardımcı rol üstlenen bitkilerin, yararlanmamız gereken bir alem olduğu gerçeği de kabul edilmelidir. Nitekim, son yıllarda yaşanan ve batı tıbbıyla tamamen önüne geçilemeyen hastalık artışı, obezite artışı, dengesiz beslenme alışkanlıklarının artışı insanları bitkisel çözümlere yönlendirdi. Ne mutlu bizlere ki; bitkisel içerikler, bitkisel özler, bitkisel takviye gıdalar, hastalıkların iyileşme süreçlerinde kanıtlanmış yararları ile artık bir dönemin dalga konusu olan "kocakarı ilaçları" tabirinden kurtuldu.  

Reklamlarını gördüğümüz bitkisel takviye gıdalar, bitkisel özler, fito kremler ne derece doğal, ne derece beklenen içeriğe sahip, bilinmez. Hatta artık reklamlardan öte, tüm sabah programlarında bir tane fitoterapist mevcut. Fakat bitkilerin insanlar için var olduğunu ve birçok hastalık adına tedaviyi bünyelerinde barındırdıkları gerçeğini unutmamalı ve sahip çıkmalıyız. Her konuda olduğu gibi körü körüne söyleneni yapmak elbette doğru değil. Araştırma yapmak, birden çok kişinin fikrini almak ve en önemlisi de doktor kontrolünden geçtikten sonra ve doktorun bilgisi dahilinde farklı çözüm arayışlarına girmek bizler için en doğru hareket olacaktır.